Arı Poleninin Dünya Bilim Adamları Tarafından Kanıtlanmış Faydaları ve Kullanım Şekli

Arı Poleninin Dünya Bilim Adamları Tarafından Kanıtlanmış Faydaları ve Kullanım Şekli

Yeryüzündeki en kıymetli doğal besinler arasında en üst
sıralarda kendine yer edinen poleni hemen her yönüyle tanıyacağımız bu yazım
biraz uzun oldu fakat her cümlenin okunmaya ve bilmeye değer olduğunu sizlerde
göreceksiniz.

Ahmet Maranki’in ve İbrahim Saraçoğlu’nun açıklamalarına dayanarak gelen sorularınızı derleyerek genel hatları ile şu başlıkla yer verdim:

 
Arı Poleni Nedir?
Polende Bulunan
Vitamin Ve Mineraller Nelerdir?
Dünya Bilim
Adamlarının Yaptığı Araştırmalar Nelerdir?
Polenin Dünya Bilim
Adamları Tarafından Kanıtlanmış Faydaları Nelerdir?
Saç ve Cilt
Güzelliğinde Polen

Polen Alerjik
Bünyede Kullanılır Mı?
Polen Nasıl Ve Ne
Kadar Kullanılır? 
Polen Kürü Nasıl
Uygulanır, Faydaları Nelerdir?
Polen Kürü Ne Zaman
Uygulanmalı?
 

Şimdi daha yakından bakalım: 

ARI POLENİ NEDİR?

Arılar tarafından 200-3000 kadar çiçekten toplanan ve
bitkinin erkek üreme hücresi olan doğa harikası bir bitki özüdür!
Renkleri, içerikleri, şekilleri yöreye ve bitki örtüsüne
göre farklılıklar gösteren çok kıymetli bir besindir. O kadar kıymetlidir ki bir
bilim dalı doğurmuştur. Palinoloji…

POLENDE BULUNAN
VİTAMİN VE MİNERALLER NELERDİR?

Değişkenlik gösterse de ortalama %25’i proteinden
oluşan arı poleninde 22 çeşit aminoasit, 27 çeşit madensel tuz, doğal
hormon, enzim, koenzim, pigment, karbonhidrat ve ferment
bulunur.
İçerdiği başlıca asitler pantothenic,linoleik, ascorbik
ve araohidonik
olup; minerallere baktığımızda demir, bakır, kalsiyum,
sodyum, magnezyum, silisyum, alüminyum, nikel, titaniyum ve çinkodur
.
Polende yüksek oranda rutin vardır ki rutin kılcal
damarları etkiler, aynı zamanda kalp kasının çalışmasını güçlendirir.
Vitaminlere bakıldığında A, B1, B2, B3, B4, B5, B6, B7,
B8, B9, B12, C, D, E, H, P, PP’
den bahsedilmiştir. Fakat CNRS Araştırma
Örgütü’nün uzmanlarından Armond PONS, kitabında polenin bütün vitaminleri
taşıdığını açıklamıştır.
Polenin antibiotikler içerdiği Chauvin ve
Lenormand’ın araştırmalarıyla kanıtlanmıştır.
Grecean ve Enciu’nin yaptığı çalışmalar sonunda polenin
Staphylococcus, Salmonella (tifo), E.coli (koli basili)ve Bacillus Anthracis’e
(şarbon bakterisi)karşı etkili olduğu ve bunların üremelerini engellediği
tespit edilmiştir.
Polende insan yaşamının ihtiyacı için her şey mevcuttur.
Bulundurduğu (oglio-elementler) madenler, aminoasitler ve zengin çeşitli
vitaminler yanında; protein, yağ, şeker, madeni gıda, hormon, büyütücü faktör,
pigment;
beyin ve vücutça yorgun insanların tüm ihtiyacını karşılar.

Birkaç Örnekle
Kıyaslama Yapılırsa:

1 gr. polendeki 8 mg b1 vitaminini şu besinler sağlar: 
70 gr. bira mayası, 3 kg. karaciğer, 8 tam kepekli ekmek, 20
kg. elma veya domates
 

1 gr. polendeki 5 mg b2 vitaminini şu besinler sağlar: 
50 gr. bira mayası, 6 kg. portakal, 12 kg. domates, 16 kg.
elma 74 adet beyaz ekmek
 

1 gr. polendeki 27 mg b5 vitaminini şu besinler sağlar:  
35 gr. bira mayası, 13 kg. sığır eti, 25 kg. kabuklu buğday,
95 lt süt
 
Sizce de muhteşem değil mi? 
 

DÜNYA BiLiM ADAMLARININ
YAPTIĞI ARAŞTIRMALARA GÖRE:

-“Geleneksel tıbbi tedaviler gören mide ülseri hastalarının
%29’u iyileşebilirken, polen yedirilerek tedavi edilmiş mide ülseri
hastalarının %59.2’sinde mide yaralarının iyileştiği denenerek
kanıtlanmıştır.”
-“Günde 2 gr. polen yiyen hastalardaki yara ve
yanıkların
iyileşmesinde %30 hızlanış ve artış olmuştur.”
-“Polen, yaşamın sırrı olan RNA ve DNA doludur. Uzun
zamanlı hafıza, kromozonların yapısına giren RNA’ ya bağlıdır. RNA’sız beyin
taşıyan insan, kendi adını bile hatırlayamaz. Polen zekayı da
arttırmaktadır. (ABD Wagne Üniversitesi
Tıp Fakültesi Cerrahi Prof.Dr.N.S.Gimbal)
-Vikingler gözlemsel olarak fark ettikleri poleni,  “ilah yemeği “ olarak
savaşlara giderken yerler ve ortalama 100 yıl yaşarlardı.
-“Ensafalit’ e” (beyin iltihabı) yakalanan
Danimarka’lı Jyte Elmgaad’a doktorları dört ay ömrü kaldığını açıkladılar. Kısa
zamanda duyu özelliklerini kaybeden genç kadın, sağır, dilsiz ve kör olur.
Bunun üzerine, polen özü enjeksiyonları yapılır. Sonuç hayret vericidir. Hasta
eski sağlığına kavuşur.
Beyin, prostat, karaciğer, solunum yolu iltihapları ve
damar sertliğiinde
şaşkınlık veren sonuçlar alınmıştır.” (ABD / Call Enterprise -Jim Kenner)
-“Bizler, bilim adamları, henüz polenin nasıl olup da
hastalıkları iyi ettiğini bilmiyoruz. (1969’da polenin bileşimi henüz tam bilinemiyordu).
Fakat, çeşitli antibiyotik ilaçlarla tedavi edildiği halde iyi olmayan pek çok
hastam, gözlerimin önünde iyi olmuşlardır. Birçok solunum hastalıklarının
da polenle tedavi edildiğini ve hastaların gerçekten hastalığı ve nekahat
süresini süratle atlattıklarını
müşahade ettik. Söylenecek şey yok.
İnsanlık demek ki burnunun dibinde bulunan bu “Harika İlacı”
şimdiye kadar hiç farketmeden yaşamış.” (İsveç Upsala
Üniversitesi – Eric Ask Umparc)
-“Polen, harika besinlerin en üstünüdür. Kimyasal
analizler polende tüm vitaminler, proteinler, yağ, şeker, mineral, hormon,
büyütücü faktör, pigment vs. bulunduğunu gösteriyor. Bu canlı dengeli besin beyni
ve vücudu yorgun ve uyuşuk insanlara bir kaç günde canlılık ve yaşama neşesi

veriyor. Büyüme faktörleriyle cılız ve durgun çocukların hızlı gelişmesini
sağlıyor. Kansızlarda, bir ay süreyle her gün bir kahve kaşığı polen
yedikten sonra yapılan laboratuvar denemeleri, kırmızı küreciklerin, milimetre
küpte 500.000 arttığını gösteriyor.
Hafif laktasif, yani barsak çalıştırıcıdır. İç
zehirlenmeleri önleyicidir
. Sabah ve öğle, vitamin almak için polen
yiyiniz. Ilık süt, bal veya suya karıştırılır veya doğrudan yenilir. Aşırı
yorgunluk, zayıflık, hastalık, kansızlık, yavaş gelişme
gibi durumlarda doz
arttırılmalıdır. Hiçbir yan etkisi tespit edilmemiştir.
Son araştırmalar erken ihtiyarlamadan koruduğunu
gösteriyor. Siz, 60 yaşından sonra 40 yıl daha dinç yaşamak istiyorsanız poleni
hemen her gün yiyiniz.” [Fransız Tıp Profesörü Dr.Robert
Tocquet (5 ayrı dilde 26 tıbbi kitap ve ansiklopedi yazarı) “Pour vivre cink
fois vingt ans” ( 100 Yıl dinç yaşamak )]
-“Değişik laboratuvarlarda özellikle Rusya Vitaminler
Enstitüsü’nde yapılan analizlere göre vitamin ve ferment gibi canlı
cevherlerden yana çok zengindir. Prof.Joiriche, Dr.Chauvin ve Alain Caillas’ın
yaptıkları polen analizleri göz önüne alınırsa, en başta sinir dengesini korumaya
yaradığı anlaşılır. Beyin yorgunluğu ve düşünsel bunalım sonucu ortaya
çıkan, zayıf sinirli, gücü tükenmiş ve uyuşuk insanlar
, günde yedikleri 2
kaşık polenle gerçek bir sağlık verici, sakinleştirici ve dinçleştirici ilaç
bulabiliyorlar.
Şişmanlık ve zayıflık, sürgün (ishal)ve peklik (kabızlık)
gibi karşıt durumlarda dengeye getirici, sağlık kazandırıcı bir etki yapar.
Salgı bezlerini, hormonal sistemi uyarır. Kolit, ince barsak iltihabı ve
barsak kokuşmasında
faydalıdır. Özellikle kolibasillere, mikroplara,
öldürücü ve üremeyi önleyici
etkisi denenmiştir.” [ Fransız Dr.Raymond
Dextreit (Sağlık ve beslenme konularında 30’dan fazla kitap yazarı) “Le miel et
pollen” ( Bal ve Polen )]
-“Polenin iştahsızlık ve barsak tembelliğine
faydaları bütün kullananlarca iyi bilinir. Polen ayrıca, moral ve ruh
sağlığına
yararlıdır. Bunları yitirenlere güven verir. Etkisi kısa
süren “doping” ilaçlardan değildir. Vücuda tam bir kalıcı sağlık
kazandırır
. Yorgunluğu azaltır ve sürekli etkisiyle beyin ve kas gücü sağlar.
Sayısız şeker hastası polen kürü yapıyor. Örneğin,
Lyon’dan Bayan B. son devrede ileri bir şeker hastası (diabetik) idi. İdrarının
litresinde 48 gr. şeker ölçüldü. Çeşitli ilaçlar kullanmasına rağmen iyileşme
ümidini yitiriyordu. Günde 3 gr. polen yiyerek 15 günlük kür yaptı. İlk kürün
sonunda idrardan dışarı atılan şeker %87 düştü. Yenilenen kürler sonunda şeker,
litrede 1 gr.a indi ve kol, bacak ve bel ödemleri (şişlikler) ile, Anjindö
Puatrini (kalp yetmezliği)
daha iyi olduğu görüldü.” [Fransa Tarım Akademisi – Dr. Alain Caillas ( Polen araştırmaları ile
ödül kazanmış )]

-“Beyin yorgunluğu ve aşırı sinirliliğin çok
görüldüğü entellektüel hastalarda, miyokard enfaktüsü (kalp krizi)ve kalbin kroner
damarlarının tıkanmasında
polen sayesinde şaşırtıcı iyileşmeler
görülüyor.” Dr.Mauntzune
“Polen yüksek tansiyona, damar tıkanıklığına,
kolesterol yüksekliğine, kroner trombaz ve felçlere karşı koruyucu ve
iyileştirici etki yapıyor
.” Dr. Nemarov – Dr. Egerov – Dr.
Mistchenko – Dr. Kodiser/Rus Bilimler Akademisi

-“Polenin prostat hastalıklarına da şaşırtıcı
etkisi vardır. Prostat büyümesindeyse, ballı polen kürüyle yapılan
denemeler, aralıklı gelen ve uzun süren hafif ağrıların yok olduğunu ve idrara
çıkma sayısının azaldığını gösterdi. Polen yaşlı hastaları bazı durumlarda
ameliyattan kurtarıyor
.” İsveç Upsala Üniversitesi Kliniği –
Prof. Eric Ask Upmarc /İsveç Lund Üniversitesi Cerrahi Kliniği Üroloji Bölümü –
Dr. Gasto Jonson

-“Şişmanlık ve zayıflık gibi iki karşıt durumda;
vücuttaki fazla karbonhidrat, glikoz ve yağları yakarak şişman bünyeyi yok
eder, metabolizma dengesi sayesinde zayıf düşen hücreyi derhal uyarır, üstün
kan yapıcı özelliğiyle kas gücü ve metabolizmayı çalıştırarak cılız ve zayıf
bünyeyi
, güçlü ve dinç hale getirir.” [Fransız Dr.Raymond
Dextreit (Sağlık ve beslenme konularında 30’dan fazla kitap yazarı) “Le miel et
pollen” ( Bal ve Polen )]
-“Arıların binlerce yıl önce bulduğu bu harika besin,
onların lavrasını en hızlı büyüten, kendi vücutlarını en sağlıklı kılan, en çok
yaşatan, en güzel balı sağlayan bir besin. Poleni deneyerek buldu arılar. Oysa
insanlar ancak 20.yüzyıl sonlarına doğru analizlerini yapınca polenin değerini
anlayabildiler. En önemli besinlerinden binlerce kat fazla vitaminler
taşıdığını görünce 1 gr. polenin insana gün boyu yeterli olduğunu hesapladılar.
Bir arının günde 4000 çiçeğe konarak 35 günlük ömründe
yapabildiği 10 gramcık balı, insanların kovandan çalarak yediklerini görüyordu
arılar. Oysa günün birinde 2-200 mikronluk biricik besinlerini insanların da “Harika
Besin”
yapacaklarını, bir santimlik boylarını ve küçücük beyinleriyle
düşünemezlerdi arılar. Bitki hayatının sırrını taşıyan çiçek tozlarını “Doğanın
En Üstün Besini”
seçerek ömür boyu yiyen ve gerçek balı yapan arılar
onun “Tam Besin” olduğunu biliyorlardı. Öyle bir besin ki,
yapısında 70’e yakın cevher taşımaktadır. Bütün vitaminleri, 22 çeşit
aminoasiti, sindirim fermentlerini, hormonları, yağları, doğal şekerleri,
mineralleri yapısında bulundurmaktadır. Polen besinler dünyasının son
harikasıdır
.” [Türkiye – Dr. Erdal Erkan (İlk bilim
adamlarımızdan) “Gayelord Hauser” (Güzel ol, Dinç yaşa)]
 

TÜBİTAK BiLiM TEKNİK:

” Polen, metabolizmamız için çok değerli temel maddeler
içerir. Organizmamızı zinde tutmak ve dengeli beslenmek için vücudun ihtiyacı
olan eksik maddeleri tamamlamak ve korumak açılarından yaşamsal önem
taşımaktadır. Polenler renk, şekil ve içerikleri bakımından büyük farklılıklar
gösterirler. Polenlerin %80’i sarıdır. Bunun dışında siyah, kırmızı, mor,
pembe, eflatun vb. renklerde polene rastlamak da mümkündür. Polene bu renkleri
veren renk maddeleridir. Bu renk maddelerden karotenoidler başlıcı a-karoten,
b-karoten, lycopin, xanthophyl ve zeaksonthinden ibarettir. Klorofil varlığına
polende rastlanılmamıştır. Polende ortalama %25 protein vardır. Protein miktarı
polenin türüne, yöresine, toplama sistemine göre farklılıklar göstermektedir.
Polen bilim dalı Palinoloji’dir.

Polende vitamin H’nin
varlığı Rus araştırmacı Deviatrin ve Joricih tarafından açıklanmıştır. Bu
vitamin gelişmeyi kolaylaştırır. Deri ve göz kapağı iltihaplarını önler.
Polende rutin vardır. Rutin kılcal damarları etkileyerek fazla kanamaya
engel olur, kalp kasının çalışmasını güçlendirir.
Chauvin ve Lenormand’ın
araştırmalarıyla polenin antibiyotikler içerdiği de gün ışığına
çıkarılmıştır. Grecean ve Enciu’nin bu konuda yaptığı çalışmalar sonunda
polenin staphylococcus, salmonella, e.coli ve bacillus anthracis’e karşı etkili
olduğu ve bu zararlı bakterilerin üremelerini engellediği tespit
edilmiştir. Caillas’dan edinilen bilgiye göre, bir polen kürü ile en inatçı bağırsak
iltihabı
bile iyileştirilebilir. Polenler bağırsak bakteri ve
fermentleri üzerinde olumlu etki
yapar. Bu bakımdan polenlere bağırsakların
polisi gözüyle bakılabilir. Polende bulunan ve gelişme-büyümeye etki eden
hormonlarla ilgili çalışmalar fare ve sıçanlar üzerinde denenmiştir. Sonuçta
polen yedirilen hayvanlar, aynı değerde protein ve vitamin içeren besin
alanlardan daha hızlı gelişmişlerdir. Bu bilgiler bize polenin besin
içeriği bakımından ne denli zengin bir kaynak olduğunu ve bileşiminde insan
sağlığı açısından önemli maddeler bulunduğunu göstermektedir.”
Kaynak : Tübitak Bilim
ve Teknik Dergisi Sayı: 203 Sahife : 34 Yıl : 1984 Ay : Ekim
Başlık : Doğa Harikası
POLEN
Yazar : Prof. Dr. M. Mihri
Mimioğlu – Dr. Kadriye Sorkun
 

BİLİM ADAMLARI
TARAFINDAN POLENİN AŞAĞIDAKİ ETKİLERİ ÖNE SÜRÜLMÜŞTÜR:

– Zayıf olanlar polen kürüne başvurmalıdır çünkü polen iştah
açıcıdır.
– Polen, kabızlık ve bağırsaktaki tıkanmaları ortadan
kaldırır. İnatçı ishalleri tedavi eder ve bağırsak mikroplarını düzenler.
– Sinirliliği ortadan kaldırır. Kişiyi rahatlatır.
– Kuvvet şurubu gibi etki yapar. Hastalıktan kalkanları kısa
sürede eski enerji ve canlılığına kavuşturur.

– Düşünme yeteneğini arttırır.

– Kansız çocuklara yardımcı olur; alyuvar sayısını %25-30,
hemoglobini %15 oranında yükseltir.
– Polende bulunan Riboflavine’nin görme üzerindeki etkisi
büyüktür. Birçok olayda şaşırtıcı sonuçların alındığı ve görme yeteneğinin
arttığı saptanmıştır.
– Polende bulunan aminoasitlerden cystin (kükürt içeren bir
aminoasittir) saçın gelişmesinde önemli rol oynar. Cystin’nin saç sayısını
arttırdığı ve saçın dökülmesini önlediği anlaşılmıştır.
– Prostat hastalarında iyileştirici rol oynar.
– Güzellik kremi olarak da kullanılır. Bunun için, bir kahve
kaşığı polen öğütülür ve taze yumurta sarısıyla karıştırılır. Bu karışım hafif
masajla yüze ve boyuna sürülür. Yarım saat beklenir ve bol suyla yıkanır. Cilt
parlaklık ve tazelik kazanır.
 
Beklenen İyileştirmenin
Gerçekleşmesi İçin Ne Kadar Polen Gereklidir ?

Caillas’ın bildirdiğine göre kesin sonuçlu bir tedavi için
günde 32 gr. polen yeterlidir. Sağlıklı yaşamın devamı içinde 15 gram polen
alınmalıdır. Polen kullananların söylediklerine ve arıcılar birliği üyelerinin
kanısına göre, sözü edilen miktarların yarısı kadar bir doz bile yeterlidir. Bir kahve kaşığı polen 4 gr. gelir.
Genel durumumuzu sağlıklı tutmak için 2 kahve kaşığı polen alınmalıdır.

 

POLEN’İN KANITLANMIŞ FAYDALARI
NELERDİR?

Kalp ve Damar
Hastalıklarında Polen
Yaygın olarak görülen damar kireçlenmesi ve tıkanmasını
tedavi ediyor
. Yapısında bulunan P vitamini ve ilgili diğer elementler damarları
yumuşatıyor ve kana geçen atıkların idrarla dışarı atılmasını sağlıyor
. (Bu
süreçte bol su tüketmek ve sıkça idrara çıkmak önem taşır.)
“Miyokard enfaktüsü (kalp krizi)ve kalbin kroner
damarlarının tıkanmasında polen sayesinde şaşırtıcı iyileşmeler görülüyor. Rus
Bilimler Akademisi Prof.’ ü  Beklerov ve
arkadaşlarının önemli araştırmalarına göre polen, yüksek tansiyona, damar
sertliğine, kolesterol yüksekliğine, kroner tromboz ve felçlere karşı koruyucu
ve iyileştirici
etki yapıyor.”  Alain Caillas
Yaşlılar üzerinde İsveçli Dr. Lars Eric Essen ve Dr.
Tissinin tarafından yapılan deneysel çalışmalar sonucu özellikle damar
sertliğinde faydalı olduğu ortaya konmuştur. 

Ruh ve Sinir Sistemi
Hastalıkları ve Polen
Ruh ve sinir hastalıklarının tedavisinde B vitaminleri büyük
önem taşır. Özellikle de  “sinir dokusu
vitamini” olarak da adlandırılan B1 vitamini. Tüm B vitaminlerini içerisinde
barındıran arı poleni B1 vitamini açısından çok zengindir.

“Düşünsel yorgunluk (zihin yorgunluğu) ve yaşamının bozuk
düzeni nedeniyle sinirleri zayıflamış, güçsüz kalmıs kişiler, her gün yedikleri
2 kaşık polen sayesinde sağlık ve sakinlik bulurlar
.” Dr. Raymond Dextreitt 

Sindirim Sistemi
Hastalıkları ve Polen
En yaygın sindirim sistemi hastalıkları olan gastrit, ülser,
kolit ve hemeroid konusunda da yine polen çıkıyor karşımıza. Polen kürü sinir
sistemi le ilgili hastalıklarda geçici değil, kesin tedavi sağlar.
 

Kansızlık, Zayıflık(Güçsüzlük)
Hastalıkları ve Polen

Polen hızlı bir şekilde kan yapar ve iştah açar. Yetersiz
ya da sağlıksız beslenme sonucunda ortaya çıkan eksiklikleri,
özellikle
de demir eksikliğini hızla giderir
ki demir eksikliği bilindiği gibi
neredeyse her tür hastalığın nedenidir. Günümüzde pek çok rahatsızlığı sadece
demir eksikliği tedavisi ile iyileştiren hekimler mevcuttur. Polen kan
yapan, kanı temizleyen, eksikliklerini gideren ve kanıtlandığı üzere alyuvar
sayısını %30 oranında arttıran bir besindir.
Ülkemizde yaklaşık %70
oranında tespit edilen kansızlık (anemi) için polen mutlak bir öneme sahiptir. 

Solunum Sistemi
Hastalıkları ve Polen
Solunum sistemi hastalıklarının en sık görülen nedeni
üşütmektir. Böyle bir durumda vücudun direnci kırılır. Metabolizma vücut
ısısını normale çıkartmak için çaba sarf ederken solunum yollarında virüs ve
bakteriler kendilerine ortam bularak hızla çoğalırlar. Bu durum nezle, grip,
anjin, faranjit, bronşit, zatürre, astım, sinüzit ve verem gibi hastalıkların oluşmasını
sağlar. Ayrıca bu mikroplar kan yoluyla kalp kapakçıklarına, böbreklere ve
diğer organlara geçerek hayati önem taşıyan hastalıklara da neden olabilirler.
Gelişmiş ülkelerde bu hastalıkların tedavisinde ilaçlara ek
olarak polen de verilmektedir. Çünkü polen vücut direncini, kanın lökosit
(alyuvarlar) ve antikor yapımını arttırır.
Sovyet Prof. N.Joiriche, burun
ve boğaza polen püskürtülerek mukoza direncini arttırmak ve virüsleri
etkisiz kılmak
yolundaki başarılı çalışmalarını yayınlamıştır. 1957’de ilk
kez Pasteur Enstitüsü’nde polenin verem mikrobu olan “Koch”
basiline karşı öldürücü etkisi
olduğu saptanmıştır. Yapısındaki sakızlı
maddesi, terementi esansı, nükleik asitleri ve bol miktardaki B vitaminleri ile
polen; akciğeri dezenfekte ettiği gibi, balgam söktürücü, mikrop öldürücü ve
çabuk iyileştirici etkiye sahiptir.
 
Kilo Problemleri
(Şişmanlık-Zayıflık) ve Polen
Polen dengeleyicidir. Şişmanlık ve zayıflık gibi iki karşıt
durumda kullanılır.
Vücuttaki fazla karbonhidrat, glikoz ve yağları yakarak
şişman bünyeyi zayıflatır. Polen metabolizmayı ve adrenalin salgılanmasını
hızlandırır. Böylece biriken yağların erimesini hızlandırdığı gibi, kas gücünü
de arttırarak zayıflama esnasında hissedilen halsizliği de giderir.
Metabolizma dengesi sayesinde zayıf düşen hücreyi anında
uyarır, üstün kan yapıcı özelliğiyle kas gücü ve metabolizmayı çalıştırarak
cılız ve zayıf bünyeyi normal haline kavuşturur. 

Prostat Hastalığı ve
Polen
Prostatitis’te ve Prostat Hipertrofisi’nde polenin
antibiyotiklerden daha etkili olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
“Polenin prostat hastalıklarına da şaşırtıcı etkisi
vardır. İsveçli iki araştırmacının, Upsala Üniversitesi Tıp Fakültesi
Kliniği’nden Prof. Eric Ask Umparc ile Lund Üniversitesi Cerrahi Kliniği’nden Dr.
Gosta Jonson’un çalışmaları polenin Prostatitis’e en iyi etkiyi yaptığını
ortaya koydu. Prostat büyümesin de ise polen kürü ile yapılan denemeler
aralıklı gelen ve uzun süren hafif ağrıların yok olduğunu ve idrara çıkma
sayısının azaldığını gösterdi. Bilhassa ağır prostat geçiren yaşlı hastaları
ameliyattan kurtarmıştır.
Alain Caillas (Fransa Tarım Akademisi
– Polen araştırmaları ile ödül kazanmış )
 

Yaşlılık Sorunları ve
Polen
Polen enerji üretir ve dinçlik kazandırır. Bu anlamda
yaşlılar için çok önemlidir. Kan yapıcı, hücre yenileyici ve uyarıcı
özellikleriyle düzenli kullanımla vücudu hastalıklara karşı korur,
iyileştirir; kanın kalitesini yükseltir ve ömrü uzatır
.
Ayrıca cinsel yetersizliğe karşı savaşır. Cinsel isteği ve
cinsel gücü arttırır; bu anlamda yaşamı kaliteli hale getirir. 

İnfertilite
(Kısırlık) ve Polen
Polen, infertilite sorununda en önde gelen bitkisel
gıdalardan biridir
.  Çeşitli
nedenlere bağlı olarak erkeklerde ve kadınlarda ortaya çıkan bu rahatsızlıkta
kaliteli bir polenle uygulanan kür oldukça başarılıdır. Başka bir görüşe göre
polenle birlikte uygun dozlarda kullanılan arısütü, karakovan balı ve kırmızı ginseng,
vücuda olağanüstü doğal protein, aminoasit, vitamin, mineral sağlayarak destek
vermekte ve beyinde hipofiz bezindeki spazmı çözerek yumurta ve canlı sperm
üretimini tamamiyle canlandırmaktadır. Kadınların yumurtalarını ve erkeklerin
spermlerini güçlendiren polenin, kısırlığı önleyici etkisi de bulunmaktadır. 

Bebekler, Çocuklar,
Gençler, Emziren Anneler ve Polen

Anne sütünün kalitesi bebeğin beslenme kalitesini belirler;
bu da bebeğin beyin ve vücut gelişimini. İnsan yaşamı için gerekli tüm
maddeleri olağanüstü bir denge ve doğallıkla taşıyan poleni emziren annelerin
hatta hamilelerin kullanmasının büyük yararı vardır ( polen alerjisi yoksa! ).
Polen bebeğin kas ve kemik yapısının kuvvetlenmesini daha da önemlisi
bağışıklık sisteminin güçlü olmasını sağlar
. Anne polen kullanımı ile hem bebeğinin
olası gelişim bozukluğunun önüne geçmiş hem de sütü artacağından daha uzun süre
ve kaliteli bir anne sütü ile besleme
imkanı bulacaktır. Başından itibaren
bahsedilen hücreler üzerindeki mucize etkilerinin tamamını düşünürsek hem bebek
için hem anne için hem de gelişme çağındaki çocuklar için nasıl bir önem
taşıdığını daha iyi anlayabiliriz. 

Gelişme çağındaki çocukların yaşamı düşünülecek olursak
kaliteli bir beslenmeye ne çok ihtiyaçları olduğunu görürüz. Bol miktarda
enerjiye, proteine, vitamine, minerale ve diğer elementlere ihtiyaçları vardır.
Özellikle de fast-food tarzı beslenmenin yaygınlaştığı bu dönemde!
Polen bu çağdaki çocukların ihtiyacını karşılayan çok
kıymetli bir besindir. Enerji verir, kemik-kas gelişimini sağlar, ihtiyaç
duydukları hormonları karşılar, beyni geliştirerek odaklanmayı sağlar, zekayı
ve hafızayı güçlendirir, stresi azaltır… Kısaca hem fiziksel hem zihinsel hem
de ruhsal açıdan doğal destek verir.
 

Saç ve Cilt
Güzelliğinde Polen
Polenin içerdiği maddeler saç ve cilt için de oldukça
önemlidir. Yeterince kaliteli beslenemiyorsak vitamin, protein ve mineral gibi
pek çok maddenin eksikliği ile burun buruna geliyoruz. Böyle zamanlarda
vücudumuz yaşamın devamı için, elinde olanları hayati organlara dağıtıyor. Bu
da hayati önemi olmayan saçların ve cildin ihmal edilmesi anlamına geliyor.
Polen böyle durumlarda da imdadımıza yetişecektir. Kür
şeklinde uygulayabileceğimiz ya da besin takviyesi olarak alabileceğimiz polen;
saç köklerini besleyip güçlendirerek dökülmeyi durdurur, saçın gürleşmesini
sağlar, cansız saç tellerini güçlendirip kalınlaştırır ve yanmış yıpranmış saçı
en iyi şekilde onarır
. Bu etkileri uyguladığım polen kürünün ekstra
sonucu olarak bizzat deneyimledim.


Ayrıca tecrübe ettiğim ve başka bir kaynakta şimdilik olmayan; arı poleniyle hazırladığım saç maskesini geçen yıl paylaşmıştım sizlerle. Henüz rastlamadıysanız ya da hatırlamak ve kısa yoldan ulaşmak isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.
 

Başından beri bahsedilen etkilerini göz önünde bulunduracak
olursak cilt üzerinde yaratacağı olumlu etkileri de tahmin edebiliriz. Hem hücre
yenileyici hem de kanı temizleyici etkileri sayesinde polen; cildi yeniler,
canlı ve pürüzsüz bir doku kazandırır
. Bu özelliği sayesinde ünlü
markaların bakım ürünlerinin de içerisine girmeyi başarmıştır.

Güzellik Kremi (Cilt
Bakım Maskesi) Olarak Polen
” Polen güzellik kremi olarak da kullanılır. Bunun
için, bir kahve kaşığı polen öğütülür ve taze yumurta sarısıyla karıştırılır.
Bu karışım hafif masajla yüze ve boyna sürülür. Yarım saat beklenir. Zamanı
dolunca bol su ile yıkanır. Sonuçta Cilt, parlaklık ve tazelik kazanır ” Prof. Dr. M. Mihri Mimioğlu –
Dr. Kadriye Sorkun Tübitak Bilim ve Teknik Dergisi Ekim-1984
 

POLEN ALLERJİK
BÜNYEDE KULLANILIR MI?
Arı zehrine ve bala
karşı hassasiyeti ve alerjisi olanların arı poleninden uzak durması gerekir.
Polen alerjiniz varsa ya da alerjik bir bünyeye sahipseniz de dikkatli olmanız
gerekir. Yapılacak basit bir test sayesinde, gönül rahatlığı ile kullanmanız da
mümkündür.
 

POLEN NASIL VE NE
KADAR KULLANILIR?  
“Beklenen iyileştirmenin gerçekleşmesi için ne kadar polen
gereklidir? Caillas’ın bildirdiğine göre kesin sonuçlu bir tedavi için günde 32
gram polen yeterlidir. Sağlıklı yaşamın devamı içinde 15 gram polen
alınmalıdır. Polen kullananların söylediklerine, kendi deneylerimize ve
arıcılar birliği üyelerinin kanısına göre, yukarıda verilen miktarların yarısı
kadar bir doz bile yeterlidir. Bir kahve kaşığı polen 4 gram gelir. Genel durumumuzu
sağlıklı tutmak için 2 kahve kaşığı polen alınmalıdır.
Kaynak : Tübitak Bilim ve Teknik
Dergisi Sayı: 203 Sahife : 34 Yıl : 1984 Ay : Ekim
Başlık : Doğa Harikası POLEN
Yazar : Prof. Dr. M. Mihri Mimioğlu –
Dr. Kadriye Sorkun
 

POLEN KÜRÜ NASIL
UYGULANIR, FAYDALARI NELERDİR?
Polen kürünü çok önemsediğimden, diğer kürler gibi etkisi
yüksek kullanım dönemleri ile vermemin daha faydalı olacağını düşünüyorum. Bu
nedenle ayrı bir başlık açtım. Buraya tıklayarak polen kürü ve etkili dönemlere geçiş yapabilirsiniz.

Şifa olmasını diliyorum..

Sosyal Medyada Paylaşın:

7 yorum

  1. Kahve kaşığı ölçüsü tam olarak ne kadar oluyor kozmik? Ben tatlı kaşığı ile kullandım. Süte karıştırdım ama bu polen tadı yüzünden sütten soğuyabilirim.Tanecikleri çiğnemeden direkt yutmanın faydası olur mu? Berbat bir tadı var.

  2. Sifa olsun sevgili belgin.
    sevgili hulya tatli kasigi da ayni sey. Suyla alabilirsiniz agir oluyorsa.sifa olsun.
    cok sagilikli besleniyorsaniz, yeterli olabilir sevgili kozmetik psikolojisi. Fakat sizin icin kurun ayri bir katkisi olacaktir, mailinizi dusundugumde. Sifa olsun.

  3. Sevgili kozmik, polen kürüne bugün başladım..yalnız merak ettiğim bir şey var, 15 gr. yaklaşık 3-4 tatlı kaşığına tekabül ediyor, başlangıç olarak bu miktar çok fazla değil mi? Azar azar arttırılması daha doğru olmaz mı? Gerçi ben hiçbir yan etki görmedim, 15 gr.'ı suyla birlikte, çiğnemeden yuttum..

    • sevgili cerise,
      bir aylık bir kür olduğu için böyle yoğun miktarı. ayrıca ilk hafta, geçiş dönemi için bu miktar. sonraki iki hafta ikiye katlanacak biliyorsunuz. dolayısıyla zaten yavaşça arttırmış halidir bu 🙂
      ben de ilk uygulamamı sizin gibi yapmıştım fakat sonradan edindiğim bilgiye göre eritilmesi etkisini arttırıyormuş. aklınızda bulunsun.
      güzel haberlerinizi almayı diliyorum <3

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?